Tercan Legal › Türk Milletlerarası Özel Hukuk Portalı › Madde 5
MÖHUK · 5718 sayılı Kanun · Şerh
Madde 5
Kamu düzenine aykırılık
Kanun metni
5718 sayılı Kanun — Madde 5: Kamu düzenine aykırılık
Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde, Türk hukuku uygulanır.
Resmî Gazete: 12.12.2007, S. 26728.
Madde gerekçesi
“2675 sayılı Kanunun 5 inci maddesini aynen karşılamaktadır.”
Türk Milletlerarası Özel Hukukunda Kamu Düzeni İstisnası: 5718 Sayılı Kanun’un 5. Maddesinin İncelenmesi
Özet
Türk milletlerarası özel hukuku, Türk mahkemesi önündeki bir uyuşmazlığın yabancı hukuka tabi olabileceğini kabul eder. Ancak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 5. maddesi istisnai bir sınır öngörür: uygulanacak yabancı hukukun bir hükmü, somut olaya uygulanması Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğunda uygulanmaz. Bu makalede söz konusu istisnanın yapısı ve işlevi, iç hukuktaki emredici kurallar ile milletlerarası kamu düzeni arasındaki ayrım ve 5. madde ile 6. madde kapsamındaki doğrudan uygulanan kurallar arasındaki ilişki incelenmektedir. Özellikle Yargıtay’ın iki kararı üzerinde durulmaktadır: Umman’daki çalışmaya ilişkin Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/6479, K. 2020/16559, T. 24.11.2020 kararı ve Rusya’daki çalışmaya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/985, K. 2023/426, T. 10.05.2023 kararı. Birlikte okunduğunda bu kararlar, yabancı hukukun yalnızca Türk hukukundan farklı olduğu veya daha az koruma sağladığı için bertaraf edilmeyeceğini göstermektedir. Belirleyici olan, normalde uygulanacak yabancı hükmün somut sonuçlarının Türk kamu düzenine açık aykırılık şeklindeki kanuni eşiği aşıp aşmadığıdır.
İçindekiler
- I. Giriş
- II. 5. Maddenin Hukuki Çerçevesi
- A. Önce Yabancı Hukukun Uygulanabilir Olması Gerekir
- B. Odak Noktası Yabancı Hükmün Somut Etkisidir
- C. Açık Aykırılık ve Müdahalenin İstisnai Niteliği
- III. Kamu Düzeni İstisnasının Yasama Arka Planı ve İşlevi
- IV. Türk Kamu Düzeninin Kapsamı
- V. Yargıtay İçtihadında 5. Madde
- A. Umman’da Çalışma: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/6479, K. 2020/16559, T. 24.11.2020
- B. Rusya’da Çalışma: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/985, K. 2023/426, T. 10.05.2023
- C. İki Karardan Çıkan İlkeler
- VI. 5. Madde ve 6. Madde: Kamu Düzeni ve Doğrudan Uygulanan Kurallar
- VII. Kamu Düzeni Müdahalesinin Sonuçları
- VIII. Değerlendirme
- IX. Sonuç
- Kaynaklar ve Dipnotlar
- Seçilmiş Kaynakça
I. Giriş
Yabancı hukukun uygulanması, işleyen bir milletlerarası özel hukuk sisteminin olağan bir sonucudur. Türk kanunlar ihtilâfı kuralları yabancı hukuku yetkili kıldığında, bu hukuka kural olarak etki tanınmalıdır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 5. maddesi bu ilkeye istisnai bir sınır getirir.
5. maddeye göre, “Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde Türk hukuku uygulanır.”[1]
Temel güçlük, müdahale eşiğinin belirlenmesindedir. Hukuk düzenleri aynı konuyu çoğu zaman farklı biçimlerde düzenler; Türk maddi hukukundan her sapma mahkemeye doğrudan Türk hukukuna dönme imkânı verseydi, milletlerarası özel hukuk işlevinin büyük kısmını yitirirdi. Bu nedenle 5. madde daha zorlu bir soru sorar: normalde uygulanacak yabancı hükmün doğurduğu somut sonuç, Türk kamu düzenine açık bir aykırılık teşkil ediyor mu?
II. 5. Maddenin Hukuki Çerçevesi
A. Önce Yabancı Hukukun Uygulanabilir Olması Gerekir
5. madde bağımsız bir kanunlar ihtilâfı kuralı değildir; uyuşmazlığa hangi ülkenin hukukunun uygulanacağını belirlemez. Uygulanacak hukuk önce MÖHUK’taki ilgili kanunlar ihtilâfı kuralına göre tespit edilmelidir. 5. madde ancak yabancı hukuk yetkili kılındıktan sonra ve yalnızca bu hukukun belirli bir hükmünün etkisi üzerinde istisnai bir denetim olarak devreye girer. Bu nedenle inceleme sırası şöyledir: uygulanacak yabancı hukukun belirlenmesi, ilgili yabancı hükmün somut uyuşmazlıktaki etkisinin değerlendirilmesi ve ancak bu etki Türk kamu düzeniyle açıkça bağdaşmıyorsa kamu düzeni müdahalesi.[2]
B. Odak Noktası Yabancı Hükmün Somut Etkisidir
5. maddenin lafzı bilinçli olarak somuttur; yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünden söz eder. Dolayısıyla sorulacak soru, bir yabancı hukuk kuralının soyut olarak karşılaştırıldığında alışılmadık, daha az koruyucu veya bir Türk kuralıyla bağdaşmaz görünüp görünmediği değildir. Mahkeme, ilgili yabancı hükmün önündeki uyuşmazlıkta doğuracağı sonucu değerlendirmelidir.
Bu ayrım, kanunlar ihtilâfı sisteminin mantığını korur. Bir yabancı hukuk düzeni, kurallarından biri Türk hukukundan farklı olduğu için bütünüyle reddedilmez. Kamu düzeni istisnası, ilgili hükmün somut olaydaki etkisine ilişkindir ve ancak bu etki 5. maddenin aradığı açık aykırılık düzeyine ulaştığında devreye girer.[3]
C. Açık Aykırılık ve Müdahalenin İstisnai Niteliği
5. madde yalnızca kamu düzenine aykırılıktan söz etmez; aykırılığın açık olması gerekir. Bu nitelendirme önemlidir; çünkü kamu düzeni müdahalesinin istisnai olduğunu gösterir. 9. Hukuk Dairesi, 5. madde kapsamındaki müdahaleyi açıkça sınırlı ve istisnai olarak nitelendirmiş, Hukuk Genel Kurulu da kamu düzeni müdahalesinin istisnai niteliğini benzer şekilde vurgulamıştır.[4]
Bu nedenle kamu düzeni istisnası, Türk maddi hukukunun farklı, daha tanıdık veya daha koruyucu bir sonuç doğuracağı her durumda genel bir düzeltme aracı olarak kullanılamaz. Daha düşük bir eşik, hâkimin hukukunun, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarınca yetkili kılınan yabancı hukuku gereğinden kolay biçimde bertaraf etmesine yol açardı.
III. Kamu Düzeni İstisnasının Yasama Arka Planı ve İşlevi
5. maddenin gerekçesi kısadır: hüküm, mülga 2675 sayılı Kanun’un 5. maddesini karşılamaktadır.[5] Dolayısıyla 5718 sayılı Kanun’un 5. maddesi, Türk milletlerarası özel hukukunda daha önce kabul edilen kamu düzeni istisnasını esaslı biçimde yeniden kurgulamamakta, korumaktadır.
İşlevi en iyi, yabancı hukukun uygulanmasının dış sınırında yer alan bir güvence olarak anlaşılabilir. Türk milletlerarası özel hukuku, başka bir devletle bağlantılı bir ilişkiye o devletin hukuk düzeninin meşru olarak uygulanabileceğini kabul eder. Bununla birlikte mahkeme, somut olayda uygulanmasının sonucu Türk hukuk düzeninin koruduğu temel değerler bakımından katlanılamaz olan bir yabancı hükme etki tanımak zorunda değildir. 5. madde, bilinçli olarak yüksek bir eşik belirleyerek bu iki düşünceyi uzlaştırır.
IV. Türk Kamu Düzeninin Kapsamı
MÖHUK, Türk kamu düzeninin sınırlayıcı bir kanuni tanımını yapmaz. Bu nedenle kavram zorunlu olarak değerlendirmeye dayalı ve bağlama göre değişen bir niteliktedir; ancak sınırlayıcı bir tanımın bulunmaması, 5. madde incelemesini sınırsız kılmaz. Yargıtay içtihadı, kanunlar ihtilâfı bağlamında kavramın dar uygulanması gerektiğini tekrar tekrar vurgulamaktadır.
2020 tarihli Umman kararında 9. Hukuk Dairesi, kanunlar ihtilâfı hukukundaki kamu düzeninin iç hukuktaki kamu düzeni kavramından farklı ve daha dar olduğunu belirtmiştir. Daire ayrıca bir yabancı kuralın; Türk hukukunun temel değerleri, temel adalet ve hukuk politikası anlayışı, Anayasa’da korunan temel hak ve özgürlükler, milletlerarası alanda kabul görmüş hukuk ilkeleri veya benzeri temel değerlerle çatışması hâlinde kamu düzeni sorununun gündeme gelebileceğini açıklamıştır. Daire, çocuk işçi çalıştırılmasına izin veren veya ücret ve diğer işçilik haklarında ırka dayalı ayrımcılık öngören kuralları, Türk kamu düzenini harekete geçirebilecek örnekler olarak göstermiştir.[6]
Aynı karar neyin yeterli olmadığını da açıkça ortaya koymaktadır. Bir Türk kuralının iç hukukta emredici olması, ondan ayrılan her yabancı kuralın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğu anlamına kendiliğinden gelmez. İç hukuktaki emredici kurallar ile milletlerarası kamu düzeni arasındaki bu ayrım esastır; aksi hâlde kamu düzeni istisnası, kanunlar ihtilâfı kurallarının yabancı hukuku yetkili kıldığı uyuşmazlıklara Türk emredici hukukunu yaymanın bir aracına dönüşürdü.
V. Yargıtay İçtihadında 5. Madde
A. Umman’da Çalışma: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/6479, K. 2020/16559, T. 24.11.2020
Uyuşmazlık, 28 Haziran 2012 ile 1 Şubat 2015 tarihleri arasında Umman’da çalışan ve kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını talep eden bir işçiye ilişkindir. İşveren Umman hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. İş sözleşmesi fesih, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatiller dâhil olmak üzere çeşitli konularda işin görüldüğü ülke hukukunu öngörmekteydi; işçi de ilgili çalışmayı bütünüyle Umman’da ifa etmişti.[7]
9. Hukuk Dairesi olayı MÖHUK m. 27(1) kapsamında bir hukuk seçimi olarak değerlendirmiş, ayrıca Umman’ın işçinin mutad işyeri olduğunu da belirtmiştir. Daire, Umman hukukunun uygulanması gerektiği ve gerekirse talepler değerlendirilmeden önce Umman hukuku konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiği sonucuna varmıştır.[8]
5. madde bakımından kararın önemi, Daire’nin gerekçesinde ortaya koyduğu ilkelerden kaynaklanmaktadır. Karar, kamu düzeni müdahalesini sınırlı ve istisnai olarak nitelendirmektedir. Kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarına ilişkin kurallar Türk iç hukukunda emredici olabilir; ancak bu konuların yabancı hukukta farklı düzenlenmesi, salt bu farklılık nedeniyle 5. madde uyarınca müdahaleyi haklı kılmaz. Daire ayrıca, uygulanacak yabancı hukukun işçiye Türk hukukuna göre daha az koruma sağlamasının kamu düzeni istisnasını harekete geçirmek için tek başına yeterli olmadığını belirtmektedir.[9]
Bununla birlikte karar önemli bir sınırlamayla okunmalıdır. Daire, belirli bir Umman iş hukuku hükmünün içeriğini tespit edip bu hükmün 5. maddeye uygun olduğuna veya aykırı olduğuna karar vermemiştir. Bunun yerine Umman hukukunun uygulanması ve içeriğinin gereği gibi tespit edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu nedenle karar, belirli bir Umman kuralının Yargıtay tarafından kamu düzeni gerekçesiyle dışlandığı bir örnek değil, 5. maddenin dar yorumlanmasına ilişkin yöntem bakımından bir dayanaktır.
B. Rusya’da Çalışma: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/985, K. 2023/426, T. 10.05.2023
Hukuk Genel Kurulu’nun daha sonraki kararı, davalı şirketin Rusya’daki şantiyelerinde ifa edilen çalışmaya ilişkindir. 6 Haziran 2013 ile 8 Mayıs 2015 arasındaki dönem için iş sözleşmesi, belirli hak ve yükümlülüklerin işin görüldüğü ülke hukukuna tabi olacağını ve bu hukukun sözleşme kapsamındaki uyuşmazlıklara uygulanacağını öngörmekteydi. Hukuk Genel Kurulu, tarafların bu dönem için Rus hukukunu seçtiği ve Rus hukukunun aynı zamanda mutad işyeri hukuku olduğu sonucuna varmıştır.[10]
Hukuk Genel Kurulu’nun gerekçesi, 5. maddeye uygulanacak hukuk incelemesi içinde sistematik bir yer vermektedir. Uygulanacak yabancı hukuk belirlendikten sonra mahkeme, bu hukukun uygulanmasına hukuken tanınmış bir engel bulunup bulunmadığını değerlendirmelidir. 5. ve 6. maddeler bu tür engellerin farklı türlerini düzenler: 5. madde kapsamında kamu düzeni ve 6. madde kapsamında doğrudan uygulanan Türk kuralları.[11]
5. madde bakımından Hukuk Genel Kurulu, yetkili kılınan yabancı hukukun uygulanmasını yalnızca Türk kamu düzenine açık aykırılığın engelleyeceğini vurgulamıştır. Kanun lafzı, mekanizmanın istisnai niteliğini yansıtmaktadır. Yabancı kural ile Türk hukuku arasındaki salt farklılık kamu düzeni ihlalini ortaya koymaz. İş hukuku bağlamında da Türk iş hukuku kurallarının emredici niteliği, kamu düzeni müdahalesini kendiliğinden haklı kılmaz. Yabancı hukuk uygulanacak olduğunda mahkeme, ilgili hükümlerinin doğurduğu sonuçların Türk kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığını incelemelidir.[12]
Usule ilişkin sonuç özellikle öğreticidir. Hukuk Genel Kurulu, Rus ve Türk iş hukukunun ayrıntılı bir karşılaştırmasını kendisi yapmamıştır. İlgili dönem için Rus hukukunun uygulanacağına ve işçinin taleplerinin dosyadaki delillerle birlikte bu hukuka göre değerlendirilebilmesi için Rus hukuku konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğine hükmetmiştir. Bu nedenle Türk hukukunu uygulayan direnme kararı bozulmuştur.[13]
Rusya kararı böylece Umman kararının yönteme ilişkin dersini güçlendirmektedir. 5. madde, mahkemenin yabancı hukuku tespit etme ve uygulama yükümlülüğünden kaçınmasını sağlayan bir kestirme yol değildir. Yabancı hukuk önce uygulanacak hukuk olarak ele alınmalı; ardından ilgili içeriği ve sonuçları değerlendirilmeli; ancak açıkça kabul edilemez bir sonuç 5. maddenin öngördüğü istisnai müdahaleyi haklı kılabilir.
C. İki Karardan Çıkan İlkeler
Birlikte okunduğunda iki karar tutarlı bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Birincisi, 5. madde yabancı hukukun esasen uygulanabilir olduğunu varsayar. İkincisi, Türk hukukundan farklılık, Türk kamu düzenine açık aykırılıkla eş değer değildir. Üçüncüsü, bir Türk iç hukuk kuralının emredici niteliği, o kuralı kendiliğinden milletlerarası kamu düzeni kuralına dönüştürmez. Dördüncüsü, yabancı iş hukukunun daha düşük koruma sağlaması bile tek başına yeterli değildir. Son olarak, belirleyici inceleme ilgili yabancı hükmün doğurduğu somut sonuçlara ilişkindir.
Kararların önemi abartılmamalıdır. Hiçbiri, Yargıtay’ın belirli bir Umman veya Rus maddi hukuk hükmünü nihai olarak tespit edip 5. madde uyarınca dışladığı bir karar değildir. Önemleri esas olarak kamu düzeni denetimine ilişkin eşiği ve yöntemi belirlemelerinde yatmaktadır.
VI. 5. Madde ve 6. Madde: Kamu Düzeni ve Doğrudan Uygulanan Kurallar
5. madde, MÖHUK m. 6’dan da ayırt edilmelidir. Her iki mekanizma da yabancı hukukun işleyişini etkileyebilir; ancak bunu farklı biçimlerde yapar. 5. madde, kanunlar ihtilâfı kuralının yetkili kıldığı yabancı hukuktan hareket eder ve ilgili bir yabancı hükmün uygulanmasının somut sonucunun Türk kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığını sorar. 6. madde ise ilişkiye normalde uygulanacak hukuktan bağımsız olarak, amaçları ve kapsamları nedeniyle doğrudan uygulanan Türk kurallarına ilişkindir.[14]
2020 tarihli Umman kararı, doğrudan uygulanan kuralların devletin sosyal, ekonomik veya siyasi menfaatlerini gözettiğini ve yabancılık unsurundan veya hukuk seçiminden bağımsız olarak kendi uygulama alanları içinde uygulandığını açıklamaktadır. Karar ayrıca her emredici iş hukuku kuralının doğrudan uygulanan kural olmadığı konusunda uyarıda bulunmaktadır. 2023 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararı da aynı ayrımı benimsemekte ve doğrudan uygulandığı ileri sürülen Türk kuralının amacına ve yer ya da konu bakımından kapsamına dikkat edilmesini aramaktadır.[15]
Bu ayrım analitik açıdan önemlidir. Mahkeme bir Türk kuralını salt emredici olduğu için “kamu düzeni” olarak nitelendirmemeli, her koruyucu kuralı da doğrudan uygulanan kural olarak nitelendirmemelidir. 5. ve 6. maddelerin her birinin kendine özgü şartları vardır ve bu maddeler, MÖHUK’un yetkili kıldığı yabancı hukuku bertaraf etmek için birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
VII. Kamu Düzeni Müdahalesinin Sonuçları
5. maddenin şartları gerçekleştiğinde kanuni sonuç ilgili yabancı hükme yöneliktir: bu hüküm uygulanmaz. 5. maddenin ikinci kısmı ise gerekli görülen hâllerde Türk hukukunun uygulanacağını öngörür.[16] Dolayısıyla metin, tek bir hüküm açıkça kabul edilemez bir sonuç doğurduğu için yabancı hukuk düzeninin bütünüyle uyuşmazlığa uygulanmaktan kendiliğinden çıkacağını söylememektedir.
Bu hedefli yapı, mekanizmanın istisnai niteliğiyle uyumludur. Müdahale, Türk kamu düzeniyle açıkça çatışan sonucu önlemek için gerekli olanın ötesine geçmemelidir. Böylece 5. madde, alternatif bir genel kanunlar ihtilâfı kuralı değil, yabancı hukukun uygulanmasına getirilmiş düzeltici bir sınırdır.
VIII. Değerlendirme
5. madde, Türk milletlerarası özel hukukunda gerekli ancak bilinçli olarak dar bir işlev görür. Mahkeme, iç hukuk farklı bir sonuç doğuracağı her durumda yabancı hukuku reddederse kanunlar ihtilâfı kuralları sistemi tutarlı biçimde işleyemez. Bununla birlikte Türk hukuk düzeni, somut sonuçları temel kamu düzeni değerleriyle açıkça çatışan yabancı hükümlere etki tanınmasına karşı istisnai bir güvenceyi korumaktadır.
Burada incelenen Yargıtay içtihadı özellikle değerlidir; çünkü 5. maddenin iki olası genişletilmesine karşı durmaktadır. Birincisi, iç hukuktaki emredici hukukun milletlerarası kamu düzeniyle eş tutulmasıdır. İkincisi, yabancı hukuktaki daha düşük korumanın zorunlu olarak kabul edilemez olduğu varsayımıdır. Umman kararı her iki önermeyi de açıkça reddetmekte; Hukuk Genel Kurulu’nun Rusya kararı ise aynı dar yaklaşımı, yabancı hukukun belirlenmesi, içeriğinin tespiti ve uygulanmasına ilişkin daha geniş bir yöntem içine yerleştirmektedir.
Kararlar, somut etki şartının usul bakımından neden önemli olduğunu da göstermektedir. Mahkeme, uygulanacak yabancı hukuku belirlemeden ve uyuşmazlıkla ilgili içeriğini tespit etmeden, bir yabancı hükmün uygulanmasının Türk kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığını olağan olarak belirleyemez. Bu nedenle kamu düzeni, uygulanacak hukuk incelemesinin yerine değil, ondan sonra devreye girer.
IX. Sonuç
5718 sayılı Kanun’un 5. maddesi, Türk milletlerarası özel hukukunda yabancı hukukun uygulanmasına getirilen başlıca sınırlardan birini düzenler. Eşiği bilinçli olarak yüksektir. Türk kanunlar ihtilâfı kuralları yabancı hukuku yetkili kıldığında, yabancı kuralın Türk hukukundan farklı olması onun uygulanmasını reddetmeyi olağan olarak haklı kılmaz. Karşılık gelen Türk kuralının emredici niteliği veya yabancı hukukun daha az koruma sağlayabilmesi de kamu düzeni istisnasını kendiliğinden harekete geçirmez.
9. Hukuk Dairesi’nin 2020 tarihli ve Hukuk Genel Kurulu’nun 2023 tarihli kararları üç temel önermeyi güçlendirmektedir: yetkili kılınan yabancı hukukun uygulanması kuraldır; 5. madde müdahalesi sınırlı ve istisnaidir; belirleyici inceleme ise uygulanacak yabancı hükmün somut sonuçlarının Türk kamu düzenine açıkça aykırı olup olmadığına ilişkindir. Kararlar belirli bir Umman veya Rus hükmünü 5. madde uyarınca kendileri dışlamamaktadır; ancak bu değerlendirmeyi yapmak durumundaki mahkemeler için açık bir yargısal yöntem ortaya koymaktadır.
Doğru anlaşıldığında 5. madde, milletlerarası özel hukukun temel önermesini zayıflatmadan Türk kamu düzeninin temel değerlerini korur: Türk kanunlar ihtilâfı kurallarınca meşru olarak yetkili kılınan yabancı hukuk, olağan olarak uygulanmalıdır.
Kaynaklar ve Dipnotlar
- [1] 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), m. 5, Resmî Gazete, 12.12.2007, S. 26728. ↩
- [2] Bkz. Sibel Özel, “Milletlerarası Özel Hukukta Uygulanacak Hukukun Lex Fori Esasına Göre Belirlenmesi,” Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, C. 28, S. 2 (2022), s. 962–978, DOI: 10.33433/maruhad.1172152. ↩
- [3] Genel olarak bkz. Burcu İrge Erdoğan, “5718 Sayılı MÖHUK Uyarınca Tenkis Davasında Uygulanacak Hukukun Kamu Düzeni Bakımından Değerlendirilmesi ve Yetkili Mahkeme,” Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 20, S. 1 (2018), s. 397–430. ↩
- [4] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/6479, K. 2020/16559, T. 24.11.2020; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/985, K. 2023/426, T. 10.05.2023. ↩
- [5] Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ile Adalet Komisyonu Raporu (1/1231), S. Sayısı: 1324, Dönem 22, Yasama Yılı 5, m. 5 gerekçesi: “Madde 5 – 2675 sayılı Kanunun 5 inci maddesini aynen karşılamaktadır.” ↩
- [6] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/6479, K. 2020/16559, T. 24.11.2020. Karar, kamu düzeni çerçevesini geliştirirken Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 2010/1, K. 2012/1, T. 10.02.2012 kararına (Resmî Gazete, 20.09.2012, S. 28417) atıf yapmaktadır. Önceki karara burada yalnızca 2020 tarihli karar kamu düzenine ilişkin değerlendirmesinde ona dayandığı için değinilmektedir. ↩
- [7] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/6479, K. 2020/16559, T. 24.11.2020. ↩
- [8] Aynı karar. ↩
- [9] Aynı karar. ↩
- [10] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/985, K. 2023/426, T. 10.05.2023. ↩
- [11] Aynı karar; 5718 sayılı Kanun (MÖHUK), m. 5-6, Resmî Gazete, 12.12.2007, S. 26728. ↩
- [12] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/985, K. 2023/426, T. 10.05.2023. Karar, kamu düzeninin içeriğini tartışırken 2012 tarihli içtihadı birleştirme kararına da atıf yapmaktadır; önceki karara burada yalnızca Hukuk Genel Kurulu’nun kendi gerekçesi üzerinden değinilmektedir. ↩
- [13] Aynı karar. Hukuk Genel Kurulu, ilgili dönem için Rus hukukunun uygulanacağına ve Rus hukuku konusunda bilirkişi raporu alınması gerektiğine hükmetmiş; direnme kararını bozmuştur. ↩
- [14] 5718 sayılı Kanun (MÖHUK), m. 5-6, Resmî Gazete, 12.12.2007, S. 26728; Özel, yuk. dn. 2. ↩
- [15] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/6479, K. 2020/16559, T. 24.11.2020; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/985, K. 2023/426, T. 10.05.2023. ↩
- [16] 5718 sayılı Kanun (MÖHUK), m. 5, Resmî Gazete, 12.12.2007, S. 26728. ↩
Seçilmiş Kaynakça
- Altuğ, Yılmaz / Yasan, Mustafa, “Milletlerarası Özel Hukukta Kamu Düzeni,” Prof. Dr. Ergun Önen’e Armağan, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul, 2003, s. 139–150.
- İrge Erdoğan, Burcu, “5718 Sayılı MÖHUK Uyarınca Tenkis Davasında Uygulanacak Hukukun Kamu Düzeni Bakımından Değerlendirilmesi ve Yetkili Mahkeme,” Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 20, S. 1 (2018), s. 397–430.
- Özel, Sibel, “Milletlerarası Özel Hukukta Uygulanacak Hukukun Lex Fori Esasına Göre Belirlenmesi,” Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, C. 28, S. 2 (2022), s. 962–978, DOI: 10.33433/maruhad.1172152.
- Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ile Adalet Komisyonu Raporu (1/1231), S. Sayısı: 1324, Dönem 22, Yasama Yılı 5, m. 5 gerekçesi.
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), kabul tarihi 27.11.2007, Resmî Gazete, 12.12.2007, S. 26728, özellikle m. 5, 6 ve 27.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2020/6479, K. 2020/16559, T. 24.11.2020.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/985, K. 2023/426, T. 10.05.2023.
TERCAN LEGAL
Tercan Legal; yabancı gerçek kişilere, şirketlere ve meslektaşlarına Türk milletlerarası özel hukuku alanında, uygulanacak hukukun belirlenmesi, Türk mahkemelerindeki yabancılık unsurlu uyuşmazlıklar ve yabancı mahkeme ile hakem kararlarının tanınması ve tenfizi konularında danışmanlık vermektedir.
info@tercanlegal.com · WhatsApp / Telegram: +90 506 689 97 22


