Türk Milletlerarası Özel Hukuk PortalıMÖHUK Madde 3: Türk Milletlerarası Özel Hukukunda Değişken İhtilâflar

25 Eylül 20260

Tercan Legal › Türk Milletlerarası Özel Hukuk Portalı › Madde 3

MÖHUK · 5718 sayılı Kanun · Şerh

Madde 3

Değişken ihtilâflar

Kanun metni

5718 sayılı Kanun — Madde 3: Değişken ihtilâflar

(1) Yetkili hukukun vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken esaslarına göre tayin edildiği hâllerde, aksine hüküm olmadıkça, dava tarihindeki vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken esas alınır.

Resmî Gazete: 12.12.2007, S. 26728.

Türk Milletlerarası Özel Hukukunda Değişken İhtilâflar: 5718 Sayılı Kanun’un 3. Maddesinin İncelenmesi

Özet

Milletlerarası özel hukukta uygulanacak hukukun belirlenmesinde kullanılan bağlama noktası zaman içinde değişebilir. Bir kişi başka bir vatandaşlık kazanabilir, yeni bir yerleşim yeri edinebilir veya mutad meskenini bir ülkeden diğerine taşıyabilir. Uygulanacak hukuk bu bağlama noktalarından birine göre belirleniyorsa, hangi anın esas alınacağı sorunu ortaya çıkar.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (“MÖHUK”) 3. maddesi bu sorunu düzenlemektedir. Aksine bir hüküm bulunmadıkça, uygulanacak hukukun vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken esasına göre belirlendiği hâllerde, dava tarihindeki vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken esas alınır.[1]

Bu makalede, 3. maddenin öngördüğü kural, değişken bağlama noktaları kavramı, dava tarihi kuralının sınırları ve istisnaları, mülga 2675 sayılı Kanun ile süreklilik ve kuralın Yargıtay içtihadındaki yansımaları incelenmektedir.

Anahtar Kelimeler:Türk milletlerarası özel hukukuMÖHUK5718 sayılı Kanundeğişken bağlama noktalarıdeğişken ihtilâflarvatandaşlıkyerleşim yerimutad meskenuygulanacak hukuk

I. Giriş

Kanunlar ihtilâfı kuralları, bir özel hukuk ilişkisine uygulanacak hukuku belirli bağlama noktaları aracılığıyla tespit eder. Konuya göre bunlar arasında vatandaşlık, yerleşim yeri, mutad mesken, malın bulunduğu yer veya hukuken önem taşıyan diğer bağlantılar yer alabilir.

Bazı bağlama noktaları zaman içinde değişebilir. Bir kişi vatandaşlığını değiştirebilir, yeni bir yerleşim yeri edinebilir veya yeni bir mutad mesken kurabilir. Bu bağlama noktalarından biri değiştiğinde, mahkemenin uygulanacak hukukun tespiti için hangi anın esas alınacağını belirlemesi gerekir.

MÖHUK’un 3. maddesi, ilgili bağlama noktasının vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken olduğu hâllerde bu soru bakımından genel kuralı koymaktadır.[2]

II. 3. Madde Uyarınca Kural

MÖHUK m. 3 hükmü şöyledir:

“Yetkili hukukun vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken esaslarına göre tayin edildiği hâllerde, aksine hüküm olmadıkça, dava tarihindeki vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken esas alınır.”[3]

Dolayısıyla 3. madde, bağlama noktasının zaman bakımından tespitine ilişkindir. Belirli bir uyuşmazlığa hangi ülkenin maddi hukukunun uygulanacağını kendisi belirlemez. Başka bir kanunlar ihtilâfı kuralı uygulanacak hukuku vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad meskene göre belirliyorsa, 3. madde hangi anın esas alınacağını belirler.

Örneğin ilgili MÖHUK hükmü bir kişinin millî hukukuna atıf yapıyor ve bu kişinin vatandaşlığı dava açılmadan önce değişmişse, özel bir hüküm başka bir tarih öngörmedikçe, 3. madde uyarınca kural olarak dava tarihindeki vatandaşlık esas alınır.[4]

3. madde bağlama noktasını yaratmaz; bağlama noktasının hangi andaki durumunun esas alınacağını belirler.

III. Değişken Bağlama Noktaları ve “Değişken İhtilâflar”

3. maddenin kenar başlığı “Değişken İhtilâflar”dır; madde, milletlerarası özel hukukta değişken bağlama noktaları veya “mobile conflicts” olarak adlandırılan sorunu düzenler.[5]

Sorun, 3. maddenin kapsadığı bağlama noktalarının değişebilir nitelikte olmasından kaynaklanır. Vatandaşlık değişebilir, yerleşim yeri taşınabilir ve mutad mesken bir ülkeden diğerine kayabilir.

Feriha Bilge Tanrıbilir, 3. maddenin, uygulanacak hukukun vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken aracılığıyla belirlendiği hâllerde hangi anın dikkate alınacağını belirlediğini açıklamaktadır. Hem mülga 2675 sayılı Kanun hem de 5718 sayılı Kanun, genel çözüm olarak davanın açıldığı andaki bağlama noktasını esas almıştır.[6]

Kuralın işlevi bu nedenle açıktır: belirtilen bağlama noktalarından biri değiştiğinde, 3. madde uygulanacak hukuk incelemesinin sürdürülebilmesi için gereken zaman bakımından referans noktasını sağlar.

IV. 3. Maddenin Kapsamı ve Sınırları

3. madde, MÖHUK’ta kullanılan her bağlama noktası için geçerli genel bir zaman kuralı değildir.

Hükmün lafzı özellikle üç bağlama noktasını saymaktadır:

  • vatandaşlık;
  • yerleşim yeri; ve
  • mutad mesken.[7]

Diğer kanunlar ihtilâfı hükümleri farklı bağlama noktaları kullanabilir veya ilgili bağlantının hangi anda değerlendirileceğini açıkça belirleyebilir.

3. madde de “aksine hüküm olmadıkça” ifadesiyle bu ihtimali kabul etmektedir. Bu nedenle dava tarihi kuralı mutlak değil, genel bir kuraldır.

MÖHUK, farklı bir tarih öngören hükümler içermektedir. Örneğin m. 12(1), nişanlanma ehliyeti ve şartlarını taraflardan her birinin nişanlanma anındaki millî hukukuna tabi kılar. m. 13(1), evlenme ehliyeti ve şartları bakımından taraflardan her birinin evlenme anındaki millî hukukunu esas alırken, m. 20(5) ölüme bağlı tasarruf ehliyetini tasarrufta bulunanın tasarruf anındaki millî hukukuna göre belirler.[8]

Bu hükümler, “aksine hüküm olmadıkça” ifadesinin önemini göstermektedir. MÖHUK başka bir tarihi açıkça belirlediğinde, 3. maddenin genel dava tarihi kuralı yerine özel hüküm uygulanır.

V. 2675 Sayılı Kanun ile Yasama Sürekliliği

3. madde, mülga 2675 sayılı Kanun’da yer alan zaman bakımından yaklaşımı esas itibarıyla sürdürmektedir.

Madde gerekçesine göre 3. madde, mülga Kanun’un 3. maddesini kısmen karşılamaktadır; hükmün özü değiştirilmeksizin, terminolojinin Türk Medenî Kanunu ile uyumlu hâle getirilmesi amacıyla “ikametgâh” terimi yerine “yerleşim yeri” terimi kullanılmıştır.[9]

Bu zaman bakımından yaklaşımın sürekliliği, mülga Kanun dönemindeki içtihatta da görülmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/16427, K. 2007/5497, T. 03.04.2007 kararına konu olayda taraflar daha önce Türk vatandaşı olmakla birlikte, boşanma davası açılmadan önce Türk vatandaşlığını kaybetmişlerdi. Yargıtay, mülga 2675 sayılı Kanun’u uygulayarak tarafların dava tarihindeki vatandaşlıklarının tespit edilmesi gerektiğine ve farklı vatandaşlıkta olmaları hâlinde uygulanacak hukukun belirlenmesi için müşterek yerleşim yerlerinin, bu da yoksa müşterek mutad meskenlerinin araştırılması gerektiğine hükmetmiştir.[10]

Karar tarihsel açıdan önemlidir; çünkü tarafların vatandaşlığı dava açılmadan önce fiilen değişmiştir. Bu nedenle karar, değişken bağlama noktalarının uygulamada yarattığı sorunu ve zaman bakımından bir referans noktasına duyulan ihtiyacı göstermektedir. Karar 5718 sayılı Kanun’un 3. maddesini uygulamamış olsa da mevcut düzenlemeye taşınan zaman bakımından yaklaşımı ortaya koymaktadır.

VI. 5718 Sayılı Kanun Dönemi İçtihadında 3. Maddenin Zaman Kuralı

3. maddede somutlaşan zaman ilkesi, 5718 sayılı Kanun’u uygulayan içtihatta da görülmektedir. Bu bakımdan özellikle ilgili bir örnek, Avusturya vatandaşları arasındaki boşanma davasına ilişkin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/13706, K. 2009/16045, T. 28.09.2009 kararıdır.

Yargıtay, uygulanacak yabancı hukukun tarafların dava tarihindeki vatandaşlığı esas alınarak belirlenmesi gerektiğine hükmetmiş; mahkemenin uygulanacak yabancı hukuku “tarafların, dava tarihindeki vatandaşlıkları esas alınarak” belirlemesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca gerekli kanunlar ihtilâfı incelemesi yapılmaksızın Türk hukukunun uygulanması yerine, söz konusu yabancı hukukun içeriğinin tespit edilip uygulanmasını aramıştır.[11]

Karar 3. madde bakımından özellikle önemlidir; çünkü boşanmaya ilişkin kanunlar ihtilâfı kuralında vatandaşlık bağlama noktası olarak işlev görmekte, Yargıtay da vatandaşlığın değerlendirileceği an olarak dava tarihini açıkça belirlemektedir. Karar 3. maddeye açıkça atıf yapmamakta, gerekçesinde 5718 sayılı Kanun’un başka hükümlerine açıkça atıf yapmaktadır. Bu nedenle karar, 3. maddenin açık bir yorumu olarak sunulmamalıdır. Karar daha ziyade aynı zaman kuralını yansıtmaktadır: uygulanacak hukukun belirlenmesinde vatandaşlık esas alındığında, dava tarihindeki vatandaşlık dikkate alınır.

VII. Uygulamadaki Önemi

3. madde, uygulanacak hukuk belirlenirken belirli bağlama noktalarının hangi anda değerlendirileceğini düzenler. Vatandaşlık, yerleşim yeri ve mutad mesken bakımından genel kural, MÖHUK aksini öngörmedikçe, dava tarihindeki bağlama noktasının esas alınmasıdır.[12]

Bununla birlikte kural, ilgili meseleyi düzenleyen özel kanunlar ihtilâfı hükmüyle birlikte uygulanmalıdır. 3. madde uygulanacak hukuku tek başına belirlemez; dava tarihi kuralı da başka bir anı açıkça öngören hükümlerin önüne geçmez.

VIII. Sonuç

Bu nedenle inceleme iki ayrı soruyu gerektirir:

(1) İlgili MÖHUK hükmü hangi bağlama noktasını kullanmaktadır?

(2) Bu bağlama noktası hangi anda değerlendirilmelidir?

Birinci sorunun cevabı vatandaşlık, yerleşim yeri veya mutad mesken ise ve başka bir tarih öngören özel bir hüküm yoksa, ikinci soruyu 3. madde cevaplar.

Sonuç olarak 3. madde, vatandaşlık, yerleşim yeri ve mutad mesken bakımından genel bir zaman kuralı koymakta, farklı bir tarih öngören özel MÖHUK hükümlerini ise saklı tutmaktadır.

Kaynaklar ve Dipnotlar

  1. [1] 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (“MÖHUK”), m. 3, Resmî Gazete, 12.12.2007, S. 26728. ↩
  2. [2] MÖHUK, m. 3. ↩
  3. [3] MÖHUK, m. 3. ↩
  4. [4] MÖHUK, m. 3. ↩
  5. [5] MÖHUK, m. 3, kenar başlığı: Değişken İhtilâflar. ↩
  6. [6] Feriha Bilge Tanrıbilir, “5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun Genel Hükümlerinde Yapılan Değişiklikler Üzerine,” Türkiye Barolar Birliği Dergisi, S. 87 (2010), s. 195–227. ↩
  7. [7] MÖHUK, m. 3. ↩
  8. [8] MÖHUK, m. 12(1), 13(1) ve 20(5); Resmî Gazete, 12.12.2007, S. 26728. ↩
  9. [9] Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/337), S. Sayısı: 47, Dönem 23, Yasama Yılı 2, m. 3 gerekçesi. Gerekçeye göre 3. madde, mülga 2675 sayılı Kanun’un 3. maddesini kısmen karşılamakta olup, hükmün özü değiştirilmeksizin Türk Medenî Kanunu terminolojisiyle uyum sağlanması amacıyla “ikametgâh” terimi yerine “yerleşim yeri” terimi kullanılmıştır. ↩
  10. [10] Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/16427, K. 2007/5497, T. 03.04.2007. Karar mülga 2675 sayılı Kanun döneminde verilmiş olup burada, değişen kişisel bağlama noktalarının zaman bakımından ele alınışındaki tarihsel sürekliliğin göstergesi olarak anılmaktadır. ↩
  11. [11] Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/13706, K. 2009/16045, T. 28.09.2009. Karar 5718 sayılı Kanun’u uygulamakta ve uygulanacak yabancı hukuku tarafların dava tarihindeki vatandaşlıklarına göre belirlemektedir; 3. maddeye açıkça atıf yapmamaktadır. ↩
  12. [12] MÖHUK, m. 3. ↩

Seçilmiş Kaynakça

  1. Tanrıbilir, Feriha Bilge, “5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un Genel Hükümlerinde Yapılan Değişiklikler Üzerine,” Türkiye Barolar Birliği Dergisi, S. 87 (2010), s. 195–227.
  2. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), kabul tarihi 27.11.2007, Resmî Gazete, 12.12.2007, S. 26728, özellikle m. 3, 12(1), 13(1) ve 20(5).
  3. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/337), S. Sayısı: 47, Dönem 23, Yasama Yılı 2, m. 3 gerekçesi.
  4. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/16427, K. 2007/5497, T. 03.04.2007.
  5. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/13706, K. 2009/16045, T. 28.09.2009.

TERCAN LEGAL

Tercan Legal; yabancı gerçek kişilere, şirketlere ve meslektaşlarına Türk milletlerarası özel hukuku alanında, uygulanacak hukukun belirlenmesi, Türk mahkemelerindeki yabancılık unsurlu uyuşmazlıklar ve yabancı mahkeme ile hakem kararlarının tanınması ve tenfizi konularında danışmanlık vermektedir.

info@tercanlegal.com · WhatsApp / Telegram: +90 506 689 97 22

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Tercan-legal-logo-250-87

Tercan Legal | Attorneys at Law | Turkish Law Firm in Istanbul

Copyright © Tercan Legal 2022 – 2026

Bizi takip edin: